29 Ekim 2008 Çarşamba

AVUSTRALYA DUGONGU

Dugong dugong

Avustralya Dugongu : Dugonggiller familyasından Dugong dugong, Hint okyanusu'na özgü, otçul, deniz inekleri takımından deniz memelisidir. Avustralya dugongu çatallı olmayan kuyruğuyla diğer denizineklerinden (denizgüzelleri) kolayca ayırt edilir. Erkeklerin savunma için çok gelişmiş kesici dişleri vardır. Avustralya dugonglarının boyu 3m'yi bulabilir. Geceleri dolaşırlar ve Zostera'lar ve başka deniz fanerogramlarıyla beslenirler. Lezzetli eti ve yağı çok makbuldür.

ARGONAUTA

Argonauta argo


Argonauta : Argonautidae familyasının örnek tipi olan Argonauta argo, sıcak denizlerde, kıyılardan uzakta ama yüzeye yakın yaşayan iki solungaçlı, kafadan bacaklı yumuşakçalardır. Argonautalarda ve aynı familyanın ona yakın cinslerinde dişiler erkeklere göre çok iridir (uzunlukları 60 cm). Dişi, çeşitli bezekler taşıyan zarif bir kavkı salgılar. Bu kavkı dişinin çok sayıda küçük yumurta bıraktığı bir yuvadır. Dişi argonauta zar kıvamındaki yassı 8 kolundan ikisiyle kavradığı bu yüzer yuva üstünde kuluçkaya yatar. Erkeğin kollarından biri (hectocotyle) karmaşık bir döllenme aygıtına dönüşmüştür. Erkek kavkı salgılamaz. Argonauta argo Akdeniz'de de sık görülen bir yumuşakçadır.

ARAPAYMA

Arapaima gigas
Arapaima gigas

Arapayma : Osteoglossidae familyasından Arapaima gigas Güney Amerika'nın ekvator bölgelerindeki tatlı sularda yaşayan kemikli balık. Brezilyalılar'ın pirarucu dedikleri arapayma, Tuna nehrinde yaşayan yayın balığıyla birlikte tatlı su balıklarının en irisidir. Boyunun 5 m ve ağırlığının 100 kg olduğu söylenir (ama kesin olarak bilinen en yüksek rakam 2 m boy 100 kg ağırlıktır) ve 20 yıl kadar yaşar. Durgun ve sığ sularda bulunur, canlı hayvancıklarla beslenir, ayrıca bitki ve planktonları solungaçlarıyla süzerek yemekten de geri kalmaz. Yüzme kesesi su yüzünde havayla solunumunu sağlar. Etinin lezzetli olması sebebiyle büyük ölçüde avlanır, tuzlu ya da kurutulmuş olarak saklanır.

APLYSIA - APLiSYA


Aplysia - Aplisya : Geniş ve etli ağız dokunaçları bulunan, çıplak ve uzunca gövdeli, arkadan solungaçlı deniz yumuşakçası Aplysiidae familyasının örnek tipidir. Aplisyanın boyu 25 cm kadardır.Güzel menekşe renginde bir sıvı salgılayan salgıbezi vardır. Bütün denizlerde bulunur. Aplysia depilans, laminaria bölgesinin sınırında (15-20m) yaşar. Yumurtaları az ya da çok dolaşık bir iplik biçiminde bir arada toplu bulunur. İtalyan balıkçılar bu hayvana deniz şehriyesi derler.

APHANIUS


Aphanius : Aphanius Dişli sazangiller familyasında tatlı sularda yaşayan kemikli balık türüdür. Türkiye sularında bir çok türü yaşar. En yaygın türü Aphanius fasciatus'un erkekleri zeytin yeşili ve mavimsi, dişileri gri yeşil ve zebra gibi enine çizgili olur. Dayanıklı bir akvaryum balığıdır.

AHTAPOT

Octopus vulgaris
Ahtapot : Ahtapot (Octopus vulgaris) bir kabuklu yiyicidir. Ucu çekmenli uzun kollarıyla yengeçleri, istakoz ve çeşitli kabukluları yakalar ve çengelli gagasıyla yırtıp parçalar. Yarı açık kabuklu büyük hayvanların kabukları arasına kapanmasınlar diye bir taş parçası soktuğu ve ondan sonra yumuşakçayı parçaladığı görülmüştür. Tükürük bezlerinden şiddetli bir zehir salgılar. Ya ısırırken bu zehri kurbanlarına sokar ya da yengeçleri boğmak için çevresine yayar. Ahtapotlar hemen hemen bütün denizlerde görülür ve boyu 2 metreyi bulan türleri vardır. Ahtapotun eti yenir ve çok makbuldür. Derin olta avcılığında yem olarak kullanılır. Ahtapotlar barındıkları oyuklardan çengelle tutulup çıkarılır ya da açık suda zoka ile avlanır.

AGONIDAE


Agonidae : Yunanca agnatos yani eklemsiz kelimesinden gelen Agonidaee Kuzey Kutbu dolaylarındaki soğuk denizlerde ya da derinlerde yaşayan, başı ve gövdesi bütünüyle kemikleşmiş plakalarla kaplı, iskorpit benzeri kemikli balıklar familyası örneğidir. Agonus cataphractus türüne Kuzey denizinin Avrupa kıyılarında rastlanır.

PALAMUT FIRINDA

PALAMUT FIRINDA : 4 kişilik Malzeme:
2 palamut (boylamasına ikiye bölünmüş)
4 iri domates (kabukları soyulup, doğranmış)
100 g margarin
4 adet soğan (piyaz doğranmış)
4 adet defne yaprağı
1 limonun suyu
1 tatlı kaşığı tuz
1 demet maydanoz (kıyılmış)
10 adet tane karabiber
Yapılışı:Bir tepsiye margarini koyup eritin. Balıkları dizin, üzerlerine soğan ve domatesleri yayın. Tuz, karabiber,defne ve limon suyunu koyun. Maydanozu serpin. Ocak üzerinde 2 dk kaynatın. Üzerini yağlı kağıt ile kapayıp kızgın fırında 10 dk pişirin.

KAĞITTA BARBUNYA

KAĞITTA BARBUNYA : 4 kişilik Malzeme:
8 barbunya balığı (pulları kazınıp içi temizlenmiş)
1 demet maydanoz (kıyılmış)
2 adet domates (doğranmış)
4 adet defne yaprağı
1 limonun suyu
1/2 tatlı kaşığı tuz
75 g margarin
1 tabaka yağlı kağıt
1 limon (kabuğu soyulup dilimlenmiş) Yapılışı:Yağlı kağıdı kalp biçiminde kesin. Margarin ile iyice yağlayın. Kalbin bir tarafına balıkları dizin. Üzerlerine diğer malzemeyi koyun. Kalbin diğer tarafını kıvırarak iyice kapatın. Fırın tepsisine koyup 10 dk pişirin. Kağıt içinde servis yapın. Her porsiyon için ayrı bir kalıp da hazırlayabilirsiniz. *Barbunya yerine tekir de kullanabilirsiniz.

KiREMiTTE LEVREK


KiREMiTTE LEVREK : 2 kişilik Malzeme:
2 adet levrek
2 adet kırmızı biber
2 adet havuç
2 adet defne yaprağı
2 adet orta boy domates
1 adet orta boy patates
2 yemek kaşığı tereyağı
sıvı yağ
1 adet limon
tuz
Yapılışı:Levrekleri yıkayın, kurulayın. İçlerine ve üstlerine sıvı yağ ve limon suyu sürün. Tuzlayın. Levreklerin içlerine birer tane defne yaprağı koyun. Biberleri közleyin, soyun, doğrayın. Patatesi ve havucu kaynar suda 15 dakika haşlayın. Patatesleri küp, havuçları halka doğrayın. Domatesleri soyun ve küp doğrayın. Kiremite sebzeleri koyun, üzerine levreği yerleştirin. Levreğin etrafına yine sebzeleri dizin. Terayağını eritip balığın üzerine dökün. Önceden ısıtılmış 200 derece fırında 20-25 dakika pişirin.

DiL BALIĞI PRENSES


DiL BALIĞI PRENSES : 10 kişilik Malzeme:
3 kg dil balığı (fileto)
2 kg ıspanak
1 adet soğan (ince doğranmış)
4 adet defne yaprağı
2 limonun suyu
1 tatlı kaşığı tuz
200 g margarin
1 fincan beyaz şarap
150 g kaşar peyniri (ince uzun doğranmış)
250 g beşamel sos Yapılışı:Bir tepsiyi margarinle yağlayın. Dil balığı filetolarını ikiye katlayarak dizin. Tuz, limon suyu, defne yaprağı ve şarabı koyun. Üzerini yağlı kağıtla kapatarak 10 dk pişirin. Ispanakları tuzlu suda 10 dk haşlayıp süzdürün. Suyunu iyice sıkın ve doğrayın. Bir tencerede 100 g margarini kızdırıp soğanı pembeleştirin. Ispanakları katarak 5 dk kavurun. Servis tabağına alın. Üzerine dil balıklarını, kaşar peyniri dilimlerini dizin. Defne yapraklarını çıkararak balıkların suyunu hazırladığınız beşamel sosuna katın, karıştırın. Balıkların üzerine dökerek servis yapın.*Dil balığı yerine her türlü kılçıksız, beyaz etli balık kullanılabilir.

NORMANDiYA USULÜ DENiZ ÜRÜNLERi


NORMANDiYA USULÜ DENiZ ÜRÜNLERi : 10 kişilik Malzeme:
1 kg dil balığı
1/2 kg levrek (fileto)
10 iri karides
50 adet iç midye
1/2 kg mantar (ince doğranmış)
100 g margarin
4 adet defne yaprağı
2 limonun suyu
2 tatlı kaşığı tuz
100 g margarin
1 fincan beyaz şarap
100 g kaşar peyniri (rendelenmiş)
1/2 kg beşamel sos Yapılışı:Karidesleri çiğ olarak ayıklayın. Midyeleri 5 dk haşlayın. Isıya dayanıklı bir kabı margarinle iyice yağlayın. Balık filetolarını dizin ve üzerine karidesleri ve midyeleri koyun. Defne yaprağı, tuz, beyaz şarap, limon suyu ve yarım bardak su ekleyerek 10 kaynatın. Beşamel sosun içine mantarları, doğranmış bir-iki karides ve midye katın. Balıkların suyunu katarak inceltin. Hazırladığınız Normandiya sosunu deniz ürünlerinin üzerine dökün. Kaşar rendesi serperek fırında gratine edin.*Levrek ve dil yerine mercan, sinarit, çinekop, kiliç, pisi gibi kilçiksiz baliklar da kullanilabilir.

COOKIE SAINT JACK

COOKIE SAINT JACK : 10 kişilik Malzeme:
10 adet istiridye kabuğu veya 30 adet iri midye kabuğu
50 adet iç midye
10 karides doğranmış
1 kg balık filetosu (levrek, dil, mercan gibi balıklardan, kuşbaşı doğranmış)
100 g mantar (ince doğranmış)
75 g margarin
3 adet defne yaprağı
1 limonun suyu
1 tatlı kaşığı tuz
100 g margarin
1 fincan beyaz şarap
100 g kaşar peyniri (rendelenmiş)
200 g beşamel sos Yapılışı:Margarini bir tepsiye koyup eritin. Karides, mantar ve midyeleri koyarak 3 dk karıştırarak pişirin. Balıkları, tuz, defne, şarap ve limon suyunu katarak 5 dk pişirin. Suyunu süzdürerek kabukların içine dağıtın. Beşamel sosu balıkların suyu ile incelttikten sonra kaşıkla üzerlerine koyun. Kaşar rendesi serpip fırında gratine edin.

LEVREK BUĞULAMA

LEVREK BUĞULAMA : 10 kişilik
Malzeme:
3 kg levrek (pulları kazınıp randel kesilmiş)
1/2 kg havuç (küçük küpler halinde kesilmiş)
1/2 kg patates (küçük küpler halinde kesilmiş)
15 adet arpacık soğan (soyulmuş)
4 adet defne yaprağı
1 büyük kereviz (küçük küpler şeklinde kesilmiş)
3 büyük domates (kabukları soyulup, doğranmış)
2 limonun suyu
1 tatlı kaşığı tuz
100 g margarin
1 bardak beyaz şarap veya su
Yapılışı:
Margarini bir tepsiye koyup eritin. Balıkları dizin. Bir tencerede havuç, kereviz ve soğanı 15 dk haşlayın. Patatesleri ekleyip pişirin. Sebzeler haşlanınca süzdürüp balıkların üzerine yayın. Domates, tuz, limon suyu, defne ve şarabı ekleyin. Fırında 15 dk pişirip sıcak servis yapın.

OLTA iĞNESi BAĞLAMA ŞEKiLLERi

palalı iğne bağı
Palalı İğne Bağı
Neredeyse palalı her iğnede sıkça kullandığımız düğümlerden biridir, şuanda palalı iğneler için daha sağlam bir düğüm yok.

halkalı iğne bağı
Halkalı İğne Bağı
Halkalı bir iğneyi bağlamak için (palasız) en kullanışlı düğümlerden biridir, halkanın altına minimum 5 sarım yapılması önerilir.

palalı iğne bağı 2
Palalı İğne Bağı 2
Pek sık kullanılmaz ancak yapılışı pratik olduğundan, çoklu iğne bağlamada kullanışlıdır.

halkalı iğne bağı 3
Halkalı İğne Bağı 3
Bu düğümle halkalı (palasız) iğne bağlayabildiğimiz gibi, aynı zamanda fırdöndü, yapay balıklar ve kaşıklardada kullanabiliyoruz.

halkalı iğne bağı 4
Halkalı İğne Bağı 4
Yine farklı bir halkalı iğne bağı örneği.

halkalı iğne bağı 5
Halkalı İğne Bağı 5
Diğer halkalı iğne bağlarına karşın, yapımı daha pratik ve kolaydır.

köstek oluşturma
Köstek Oluşturma
Özellikle paragat yapımında köstekleri bağlamakta kullanışlı bu bağ ile aynı zamanda kendi kösteklerinizi oluşturmada da kullanabilirsiniz.


misina bağlama
Misina Bağlama
Kopmuş ya da birleştirmek istediğimiz misinaları tekrar bağlamak için en kullanışlı ve sağlam bağlardan biridir.

misina bağlama 2
Misina Bağlama 2
Yine kopmuş ve birleştirmek istediğiniz misinalarınızı bağlamak için bir düğüm.

kaşık ve fırdöndü bağı
Kaşık & Fırdöndü Bağı
Bu düğüm ise kaşıklar ve yapay balıklar içindir, aynı zamanda fırdöndü, halkalı iğne, iskandil bağlarken de oldukça kullanışlıdır.

halkalı iğne 2
Halkalı İğne Bağı 2
Sağdaki resimdeki gibi benzer olan halkalı iğneler için diğer bir alternatiftir, yapımı kolay ve sağlamdır.

köstek bağlama
Köstek Bağlama
Dip oltası ve çoklu sarkıtmalar için en yaygın kullanılan bağlama biçimidir, yapılışı da basittir.

BALIKÇILIK

olta tipleri
Oltayla balıkçılık yapacaksanız, en önemli konunun düzgün, amacınıza uygun ve sağlam bir olta seçmek olduğunu unutmamalısınız. Ağaç, plastik, bambu, madensel, cam elyafından olta kamışı yapılmaktadır. Denizde veya tatlı suda, hafif veya ağır balıklar için farklı kamış tipleri kullanıldığını unutmayın. Markasına ve kalitesine güvendiğiniz ürünleri kullanın. Son hatırlatma olarak doğru techizat işin yarısı demektir. Tutmayı amaçladığınız balığı her çeşit iğneyle avlayamazsınız. Bunun için balıkların ağız ve davranış biçimleri gözlenerek yapılan çalışmalar sonucunda ortaya çıkan iğne tiplerinden uygun olanı seçmelisiniz. Sizin için birkaç iğne tipini yanda gösteriyoruz. İğneyi misinaya sağlam bağlamayı unutmayın. Denizde ve daha çok da durgun sularda yapılan olta avcılığında kullanılan birçok şamandıra tipi mevcuttur. Balığın iğnedeki yeme yaptığı darbeleri elinizle hissedemiyorsanız veya kamışın ucundaki titremeyi farkedemiyorsanız size şamandıra kullanmanızı öneririz. Gözle takibi kolaylaştırdığı tartışılmaz bir gerçek. Altta da bilinen şamandıra tiplerinden örnekler yer almaktadır.

şamandıra tipleri
trol teknesi
Eğer tekne kullanarak ağla balık avlamak niyetindeyseniz bu iş için özel olarak tasarlanmış olan trol balıkçı teknelerini kullanmalısınız. Daha yakından tanımanız için trol balıkçı teknesinin şeması yukarıdadır. Trol teknesinin ağ atarak balık tutma şeklinin gösterildiği şema aşağıdadır.

trol ağı

TÜRKiYE'DE SU SPORLARI


Su sporları denince akla ilk gelen yüzme, sörf, dalış, su kayağı, son zamanlarda pek spor sayılmasa da alternatif olarak zevkli vakit geçirmenize yarayan tekneyle çekilen paraşüt geldiği kesin.
Yüzmek için Türkiye'de yüzme alanlarının sayısı, temiz denizlerimiz sebebiyle sayılamayacak kadar fazladır.
Paraşütle alakalı kısma ise Fethiye Ölüdeniz'de, aldıkları eğitim ve bu işte sürekli çalıştıklarından uzman olmuş kişilerin desteğiyle zevkle katılabilir ve güzel vakit geçirebilirsiniz. Doğal güzellikleri bir kuş edasında gökyüzünden seyredebilmenin fırsatını kaçırmamanızı şiddetle tavsiye etmekteyiz.
Dalış yapmaya elverişli bölgeleri ise Saros, Ayvalık, Assos, Çeşme, Kaş, Anamur, Bodrum, Datça, Erdemli, Foça, Fethiye, Kemer, Marmaris Bozburun gibi sahil kenarlarını sıralayabiliriz. Dalış eğitimi veren merkezlerin sayısının da fazla olması sebebiyle, bulunduğunuz şehirde veya çok kısa süreli yolculuklarla ulaşabileceğiniz uzaklıktaki bir merkezden eğitim almanız da kolaylaşıyor.
Sörf denince ise tartışmasız gurur kaynağımız olan İzmir Çeşme'ye bağlı olan Alaçatı beldesidir. Türkiye'de fazla yaygın olmasa da yabana atılacak kadar da değil, yabancı turistler tarafından çok iyi bilinen belde de sörf slalom yarışmaları düzenlenmektedir. Sörf sporunun tanıtımına medyatik olarak Çağla Kubat'ın desteği hiç şüphesizdir. Zaten kendisi de birincilikleri olan bir sörfçüdür. En son yapılan sörf slalom yarışmasından seçtiğimiz güzel kareler aşağıdadır.
Alaçatı
sörf yarışması


DALYAN


Tatil beldesi zengini Muğla'dan bir yer daha, Dalyan. Ortaca ilçesine bağlı Dalyan'ın geniş kumsalı ve temiz denizinin yanı sıra, tekne turları, sahilde partiler, beach voley ve su sporları yönünden de aktif bir tatil yaşamı var.

KUŞADASI


Bir Ege incisi, yerli ve yabancı turistlerin Türkiye'deki değişmez uğrak yeri olmuş Aydın'ın ilçesi Kuşadası. Bir tatil bölgesinden ne istiyorsanız hepsine sahip. Yeşil doğası, mavi denizi, sıcak havası, temiz kumsalı, otelleri, gece kulüpleriyle, dolu dolu hareketli bir tatil için kendinizi Kuşadası'nın kumsallarına atabilirsiniz.

KIZKUMU


Muğla'nın Marmaris ilçesine bağlı bir güzel belde Kızkumu. Denizin ortasına doğru uzanmış kızıl renkli ve 600 m uzunluğunda kumdan oluşan bir su altı yarımadası. Bu kumun oluşmasıyla ilgili çeşitli efsaneler vardır. Efsaneden çok denizin ortasında bileklerinizdeki su seviyesinde yürüyerek dolaşmanın zevkini ise anlatmaya kelimeler yetmez. Herkesin bunu yaşamasını ümit ediyoruz.

KEKOVA


Antalya'nın doğa harikası beldelerinden biri daha, Kekova. Yalnız Kekova'yı ada olduğu için anakaradan ayrı düşünmemeliyiz. Kekova, Ucağız ve Kaleköy. Karşılıklı olarak birbirlerine göz süzen bu beldeler, kendinizi unutmak, bambaşka, sessiz, doğayla başbaşa kalmak için ideal mekanlar içeriyor. Yatçıların da uğrak yeri olan Kekova, bakir doğası ve dinginliğiyle sanki rehabilatasyon merkezi. Demre ve Kaş arasında yer alan bu şirin Akdeniz beldesi gerçekten gidip görülmeye değer. Eğer sakin bir deniz, sessiz kafa dinleyeceğiniz bir ortamda tatil yapmayı düşünüyorsanız tavsiye edebileceğimiz yer Kekova.

KARPAZ


Karpaz, Kıbrıs adasının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarafında kalan kuzey doğu ucundaki uzun, dağlık, burun bölgesidir. Sadece Kıbrıs'ın değil, bütün Akdeniz'in bizce en güzel plajı olan Altın Kumsal Karpaz bölgesinin ünlenmesinde en önemli yerlerden birisidir. Kilometrelerce uzunlukta ve çok ince altın sarısı kumdan oluşan bu dev plaj Caretta caretta'larında tercih ettikleri bir kumsaldır.

PATARA


Güzel kumsalıyla tatil cenneti Antalya'nın gurur kaynaklarından bir tanesi Patara. Patara kumsal ve denizinin güzelliğinin yanında tarihi eser bakımından da zengin bir beldedir. Ruhumuzu, kültüre ve doğaya doyurmak için tercih edebileceğimiz yerlerin başında geleceği kesin. Bizce Patara'ya giderken güzergahınızı Kemer-Kaş-Kalkan yönünde belirlerseniz, yol boyunca sol tarafınızda deniz, sağ tarafınızda çamlar ve onların içinde kıvrılarak yol alarak giderken eşsiz bir doğa ziyafeti çekersiniz. İşte bu herşeye değer. Tatil yolda başlar. Patara'da sanki, unutulmuş, hiç insan eli değmemiş ve fazla bilinmeyen bir yerdeymiş gibi hissedebilirsiniz. Tam böyle hissederken etrafınızı saran tarihi doku ve bastığınız topraklar üzerinde daha önce yaşayan uygarlıkların izleri düşüncelerinizi değiştirmeye yeterli oluyor.

ÖLÜDENiZ FETHiYE



Türkiye'nin cennet köşelerinden sadece bir tanesi Ölüdeniz. Beyaz kumlu sahili, mavi bayraklı tertemiz denizi, çam kokulu bol oksijenli havasıyla yaşanılası bir yer. Sakin ortamıyla vücudu dinlendirip yeniden doğmak için tek adres diyebiliriz. Ayrıca yamaç paraşütü ve su sporları için de her türlü imkan var. Eğer hala bu güzelliği görmediyseniz, çok şey kaybettiniz demektir.





Muğla'nın şirin ve bir o kadar da güzel ilçesi Fethiye üzerinden Ölüdeniz'e ulaşabilirsiniz. Ölüdeniz'e vardığınızda pek de geri dönmeyi istemeyecek hep orada yaşamayı arzulayacaksınız. Bizce bu güzellikler bu kadar yakınımızdayken ve hayatta bu kadar kısa iken vakit kaybetmeyip bu güzel doğa harikasının tadını çıkarın

KIZ KUMU EFSANESi


Kız Kumu Efsanesi:
Eski zamanlarda civarın kralının kızı ile bir balıkçı birbirlerine aşık olmuştur. Ancak, kral kızı balıkçıya varamaz. Hal böyle olunca, kız ile balıkçı gizli gizli buluşurlar. Kral baba bunu zaman içerisinde öğrenir ve bir gece kızını takip ettirir. Derler ki; balıkçı denizden geliyor, kız kumsalda onu bekliyor, balıkçıya bulunduğu yeri ışıkla işaret ediyor ve kral kızı ile balıkçı, gün ağarana kadar birbirlerine aşk oyunları yapıyor. Kral bir gece askerlerine kızını yakalamalarını ve kumsalda ışıkla balıkçıya işaret göndermelerini buyurur. Balıkçı ışığı görünce atlar kayığına ve bir manga askerin üzerine doğru kürek çeker. Kız askerlerin elinden kurtulur ve sevdiğini kurtarmak için koşmaya başlar ama koyun ta öbür ucuna yetişmesi imkansızdır. Ama sevda bu; kural falan dinlemez, atar kendini sulara. O anda bir mucize gerçekleşir. Kızın adım attığı her yer kumsala dönüşürken peşinden koşan askerler kuma bastıkça onca ağırlıkla denize gömülür. Kız kayığa kadar koşar. Ancak bir okçu tam o anda delikanlıyı hedefler ve okunu sallar. Heyhat! Kız ile balıkçı birbirlerine sarılmışlardır ki ok gelip kızla buluşur. Derler ki; kızın kanı denize karışınca o kumlar kırmızıya boyanmıştır. Balıkçı ise kızla beraber oradan ayrılır. İşte onların bu güzel aşkından bize Marmaris'teki Kızkumu kalmış.
free counters